11 Haziran 2017 Pazar

ALBÜM ÇALIŞMASINDAN

Ali koca ,   Harunuşağı 
Ali Ekber YAYLAGÜL,    Dumuklu
Ali Aksoy,   Darıca
 Ali Haydar demirkaya ,   Çevirme
 Aligül Taş,   Kepez
Cafer Karahan,  Kepez
Cennet Değirmenci Bekiruşağı            
 Elif Livan, Kör Süleyman ( Dorulova)
Erdal  kocakaya, Darıca
Ergün Harman,
 Fatma Koyupınar, Bekiruşağı
 Feride Harman, Dumuklu
 Hasan Aydın , Tataruşağı
Hasan Başyurt Kelanlı(Gürkaynak)
Hüseyin Cebe ,  Kepez
Hasan Çiçek , Kepez
Hüseyin Polat,  Kepez
 Hüseyin Kılıç , Kasımuşağı
 Hüseyin Duman, Harunuşağı
Hüseyin duman,(2.)  Harunuşağı
Hasan Erkuş , Kelan(Gürkaynak)
Hüseyin Çaparoğlu,  Harunuşağı
ismail yücel
 İbrahim Dişkaya, Harunuşağı
İmam Aygün, ,   Şamişkan( Güneşli) 
İsmail Kahraman, Kepez
İbrahim Polat, Çevirme
Kamber Çelik, Darıca
Kemal Özgül,     Harunuşağı 
Kemal Aygün 
Mair Yücetaş, Şamişkan  (Güneşli)
Meryem Hazar (Çolak),  Harunuşağı
Münir Dişkaya, Harunuşağı
Mehmet Akdoğan, ,   Şamişkan  (Güneşli)
Mustafa Sevil (hoca) , KörSüleyman ( Dorulova)
 Mustafa Sevil (Cesur), KörSüleyman ( Dorulova)
Mustafa Kemal İnan,   Kelanlı (Gürkaynak)
 Niyazi Tekin ,    Şamişkan( Güneşli) 
Özgür Kılıç, Kepez
Özgür Şahin ,
Süleyman Pekdemir,  Harunuşağı
Sakina Yaylagül ,    Dumuklu
Seyhan Yaylagül,  Elbistan-   Dumuklu
Şefinur Tezgel,  Bekiruşağı
Songül Erkuş,  Kelanlı(Gürkaynak)
Ulaş Karaoğlan, Tataruşağı
Yücel Hazar, Kahyalı 





İSYANI OLMIYANIN RÜYASI OLMAZ!
Küreciğin tarihsel belleğini irdelediğimizde; Osmanlı döneminde Kürecik halkı katliama uğramış, evleri yakılıp yıkılmış, meydanında darağaçları kurulmuştur.
1914-1915 yılarında yüzlerce ev yakılmış, binlerce insan evsiz yurtsuz kalmıştır. Kasımoğlu Memedali Kösüleymanlı kalo ve eşi Altey ve arkadaşları bu sürecin sonunda;ya  idam edildi yada katledildi. Yaşanan bunca felaketin sebeplerini; Osmanlı’ya asker vermemek, vergi vermemek, Ermeni halkına yardım etmek ve yanı sıra Kürecik‘lilerin Kürt ve alevi olmaları olarak sıralayabiliriz.
Kısa özet olarak hafızaları tazeliyerek ilerlersek; 1894-1895 yıllarında Dumuklu Ali Olayı olarak bilinen katliamla yüzleşir Kürecikliler. Yaşanan bu katliamın gerekçesi ise; ‘‘Yarin yanağından gayri her şeyde hep beraber‘‘ düşüncesi üzerinde şekillenen Alevi ‘‘Hakikatçıların“ Dumuklu Köyü’ndeki yaşam felsefesidir. Bu felsefenin yarattığı toplumsal dönüşüm ve paylaşım; Kürecik halkında büyük bir manevi değer yarattı. Bölge insanının, ‘‘Eline, beline, diline“ sadık kalma felsefesi, kuşaklar arası bağ kurmada önemli bir işlev gördü. Burjuva-feodal değer yargılarının insan ilişkisini tahrip edici yaşam tarzına rağmen halen Kürecik halkında varlığını sürdüren manevi güç, işte bu felsefenin bir sonucudur.
Tarihsel süreci biraz daha geriye doğru sararsak Kürne ve Kürecik halkının1744-1765-1839- 1848-1849 yıllarında Osmanlı’ya başkaldırısının yanısıra; 1813 Veli Paşa olayında da Kürecikliler ağır bedeller ödedi. Osmanlı‘nın merkezi oteritesinden kaçan Veli Paşa’nın Kürecik’e gelerek Kasımoğlu ailesinden yardım ve sığınma talep etmesi, Osmanlının hışmına uğrıyacaklarını bildikleri halde Kürecik’lilerin bu talebi reddetmeyişleri geleneksel misafirperverliğinin bir sonucuydu.
Yıkılan Osmanlı İmparatorluğu‘nun yerine kurulan farklı ulus ve milliyetlerin yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti‘ni ise şöyle özetliyebiliriz:Cumhuriyet dönemi, özü itibarıyla İttiat ve Terakki’nin ‘‘Tek Dil, Tek Millet,Tek din“ anlayışı üzerinde şekillendi. Çünkü;1921 Anayasa’sı olarak bilinen ve 23 maddeden oluşan farklı kimlik ve inaçları gözeten anayasa, 1924 yılında rafa kaldırıldı. Kurulan İstiklal Mahkemeleri‘nde idam kararları verilip muhalifler tasfiye edildi. Bu topraklarda yaşıyan herkesin Türk ve sünni olarak tanınması, Dinayet İşlerinin bu dönemde kurularak başına da Ankara Müftüsü Börekçizade Mehmet Rifat Efendi getirilip Kürtlerin, Arapların, Çerkezlerin, Lazların, Ermenilerin yok sayılması; başta Alevi inancı olmak üzere diğer inanç topluluklarının sünnileştirme politikası ile dinsel ritüeller eşliğinde Türkleştirme politikası hızlandırıldı. Türkleştirme ve sunnileştirme politikasında Kürecikliler de nasibini aldı. Kürecik halkı uzun bir süre savunmasız bir şekilde devletin resmi ideolojisinin etkisi altında kaldı.
Kürecik 68 kuşağı için bir laburatuvar!
1968 kuşağının sosyalistlerini Kürecik halkıyla buluşmaya iten temel sebeplerden biri, Kürt ve Alevi olmaları diğeri ise, yöre insanının tarihsel derinliğindeki misafirperver, baş eğmez ve mücadeleci kimliğidir. 68 kuşağından İbrahim Kaypakkaya, Sinan Cemgil ve yoldaşları bu tarihsel zenginlik üzerinde sosyalist fikirlerini inşa etmeye başladılar. En yaşlıları 25 yaşında olan bu fikir ve eylem adamlarının öngörüleri Kürecik ve yöresinde toplumsal bir zemin bulurken; bu toplumsal zemin üzerinde yükselen devrimci fikirler Kürecik’in sınırlarını aşıyordu. Devletin zorba, inkarcı ve katliamcı politikası yoğunlaştıkça Kürecik halkı da bedeller ödeme pahasına devrimci demokratik değerlerine inatla sahipleniyordu. Niyazi Tekin, Küreciğin ilk sosyalist genciydi. Cennet  Değirmenci İşkencede katledilen ilk kadın devrimciydi.
Feride,  Fatma, Hasan, Sakine, Songül,……. İsimleri farklı idialleri aynı olan, yitirdiğimiz bu devrimciler Küreciğin tarihsel belleği ve değerlerimizdir.Yazının başlığına taşıdığımız; İSYANI OLMIYANIN RÜYASI OLMAZ  anlam ve önemi hatıraları gün yüzüne çıkarmakla mümkündür.
Bu nedenle ; Avrupa- Kürecik halk insiyatifi olarak;Hazırladığımız Albüme sizlerinde katkılarını bekliyoruz.Elinizdeki Fotograf, mektup, anı vb. Hatıralarını bizlere ulaştırmanın yanı sıra; Yapılan yanlışların ve görülen eksikliklerin bizlerle paylasılmasını istiyoruz.       

  Asaf Demirhan –Haziran 2017, Dortmund


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder